preloader

+905434906700

info@krcwebtasarim.com

Neden Reklam Vermeliyiz?

Reklam esas itibariyle hedef aldığı tüketici kitlesi üzerinde belirli bir etki yaratmak ve bu kitlenin düşünme ve alışkanlıklarını etkilemek yolu ile satın almaya yönlendirmek. İşletmenin karlılığını arttırmak amacını taşır. İşletme, malların tüketici nezdindeki fayda maliyet dengesini reklam yolu ile işletme açısından daha karlı olacak biçime dönüştürmüş olur.

Yukarıdaki amaca varabilmek için reklamın hedef aldığı tüketici kitlesine ulaşması, mesajlarını bu kitleye verebilmesi gerekmektedir. Bu da reklamın öncelikle iletişim amacını yerine getirmesiyle mümkün olabilir.

Bir iletişim aracı olan reklam, sürecin tüm öğelerini bünyesinde toplamaktadır. Kaynak, reklam veren kişi, kurum ya da kuruluştur. Çünkü bir firma tarafından bir ürünün sadece üretilmesi satış için yeterli bir koşul değildir. Üretim, fiyatlandırma, dağıtım kanalları vb. kadar önem taşıyan bir unsur da üretilen malın, o malı hiç tanımayan hedef tüketici kitle tarafından tanınması, özelliklerinin bilinmesi ve satın alma isteğinin sağlanmasıdır.

Reklamın hedef aldığı tüketici kitlesinin doğru biçimde tanımlanması, reklamın yaratıcılığına ait çalışmaların yeterli düzeyde, titizlikle ve olabildiğince, özgün biçimde tasarlanması gerekmektedir. Reklamın iletişim amacı bilindiği gibi tarafsız bir iletişim değil, tam tersine üretici tarafından bilinçli olarak yönlendirilmiş, biçimlendirilmiş bir iletişimdir.

Reklamın satış amacı kısa vadede ve uzun vadede olmak üzere iki biçimde görülür. Kısa vadede reklam, tüketicileri motive ederek küçük bir zaman dilimi içerisinde o mal ya da hizmeti satın almaya ikna etmeye çalışır. Uzun vadede ise firmalar reklam sayesinde ürettikleri mal ya da hizmeti tanıtarak, tüketiciye getireceği avantajlar ile yararları göstererek ya da ürüne karşı talep yaratmayı amaçlar. Reklam, ister uzun vadede, isterse kısa vadede satış amacını taşısın, her iki durumda da ortak noktalar bulmak mümkündür.

EKONOMİK AÇIDAN REKLAMIN ÖNEMİ:

Marka ve reklamı kullanmaktan vazgeçen sosyalist ülkelerin uygulamasına baktığımızda, reklamın önemi açıkça göze çarpar. Bu nedenle eski politika terkedilmiş ve reklamın kullanımını içeren yeni politika uygulamaya konmuştur. Reklamın ekonomik açıdan önemini görmek amacıyla bu politikaların incelenmesi yararlı olacaktır.

Reklam kullanıldığı takdirde, yeni mamullerle ilgili bilgiler kısa sürede yayılır ve böylece yenilikler özendirilir. Oysa bu tip ülkelerde eski politikaya göre yeni mallar için genel talebi reklamla etkilemek mümkün olmadığından, yeni mallar icat etmek için özendirici etmenlerde oluşamamaktadır.

Tüketicilerin zamanından ve emeğinden tasarruf sağlayacak ve memleketin kıt kaynaklarını koruyacak etkin bir pazarlama sistemi reklamın kullanılması ile imkan dahiline girer.

Marka kullanım olayının başlaması ile üreticiler kalite kontrolünde daha titiz davranmak zorunda kalmışlardır. Yukarıda belirttiğimiz nedenlerden dolayı sosyalist ülkeler şimdi “self service” mağazalarını kullanarak daha fazla malı daha az emekle dağıtmaktadırlar.

Reklamın ekonomik kalkınmaya en büyük yardımı, yeni ve geliştirilmiş mamüllerin ve bunları üretecek tesislerin meydana çıkması için gerekli araştırma ve geliştirmeye yatırım yapılmasını özendirmesidir. Yeni bir mamulün piyasaya sürülmesinde önemle gözetilmesi gereken konulardan biri bu işin karlı olup olmayacağını ve her şeyden evvel yatırımın karlı hale gelmesi için ne kadar zamana gereksinim duyulduğunu saptamaktır. Özellikle mamulün kitlesel olarak imal edildiği ve satıldığı durumlarda reklamın rolü son derece önemlidir. Eğer mamul veya mamülde yapılan değişiklikler iyi ise tüketiciler ya ağızdan ağıza ya da yüzyüze satış veya tutundurma faaliyetleri aracılığıyla er geç duyulacaktır.

Ancak ulusal bir piyasa yeni bir mamülü bu şekilde tanıtmak pek çok zaman alacak ve bu sürede de yeni fabrikanın üretim nisbeten az kar getirici olacak dolayısıyla yatırımın amortismanı gecikecektir. Daha da kötü bir olasılık geçen zamanın rakiplere, benzeri mamülleri piyasaya sürmeleri fırsatını vermesidir.